Sizin de aklınızdan yeni tanıştığınız biri için "Kaç gün oldu beni neden hala aramadı?" sorusu geçiyor mu? Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorsunuzdur. "Eğer iş yerindeki yakışıklıya karşı bir şey hissettiysem erkek arkadaşımı aldatmış sayılır mıyım?" dediğiniz de oluyor mu? Peki ya "Onu çok seviyorum ama müzik zevkine daha en kadar dayanabileceğimi bilmiyorum" gibi sorular aklınızı kurcalıyorsa?

Yalnız değilsiniz. Bu sorular çoğu kadının aklında geçiyor. Demek ki aşkın 8 temel kanununu henüz öğrenmediniz. Kadın erkek ilişkilerinde bilmeniz gerekenler Pudra.com'da...

Bir hafta içinde aramazsa sizinle ilgilenmiyordur.

Bir erkekle buluşup hoş vakit geçiriyorsunuz ve sonra gerisinin gelmesini beklerken sizi aramıyor. Ne kadar sinir bozucu bir durum değil mi? Bir hafta boyunca aramasını bekliyorsunuz ve kolaya kaçıp aramamasını "Belki de numaramı kaybetmiştir ya da çok yoğun çalışıyor olmalı" gibi bahanelere bağlıyorsunuz. Bu fikri aklınızdan atın. Ne kadar meşgul olursa olsun istese 7 gün içerisinde 5 dakikasını mutlaka size ayırabilir.

Klinik Psikolog Judith Sherven "Sizinle en son görüşmesinin üzerinden bir hafta geçmişse ve hala herhangi bir temas kurmuyorsa bu sizinle olan ilişkisini ciddi görmemesinden kaynaklanıyordur. Bu sizi ciddi olarak bir ilişkiye ikna etmek istememesinin ya da size karşı bir şey hissetmemesinin sözsüz bir işaretidir" diye açıklıyor bu durumu.

Üçüncü randevunuzda onu isteyip istemediğinizi anlarsınız.
İlk bakışta potansiyel sevgili olarak düşündüğünüz birinden tuhaf bir şekilde sonradan elektrik alamamanız mümkün. Bir an ne kadar olağanüstü olduğunu düşünürken birkaç dakika sonra itici yönlerine takılıp kalabilirsiniz.

Bazen ufak detaylara takılmak onu muhtemel bir uğraş olarak gördüğünüzün işareti olabilir. "Onunla uğraşmanızın sebebi onunla bir gelecek düşünmenizden kaynaklanıyor olabilir" diyor psikolog ve "Be Loved For Who You Really Are" (Kendin Olduğun İçin Sevil) kitabının yazarı James Sniechowski. Onun kovalamak için ideal erkek olduğunu anladığımız andan itibaren en ufak detaylara takılıp karşımızdakinin kişiliğini değiştirmeye çalışıyoruz. Halbuki problem karşı taraftan çok bizim kendi içimizdeki güvensizliğimizde. Bu yüzden karşımızdakini değiştirmeye çalışmak yanlış.

Bekar arkadaşlarınız sizin için mutlu olduklarını söylediklerinde inanmayın.
Mutlaka sevgilinizle ilgili romantik şeyleri anlattığınızda arkadaşlarınız gülümsüyorlar kafa sallıyorlar ve sevgilinizin ne kadar süper bir erkek olduğu konusunda onay veriyorlardır. Ancak 2-3 hafta sonra aşk serüveniniz hakkında konuşmak veya sizin maceralarınızı dinlemek istemezler. Unutmayın ki bu onların suçu değil.

"Hakkında çok fazla bilgi paylaştığınız şey iyi bir haber olsa bile endişe verici olabilir. Çünkü arkadaşlarınız kötü bir ayrılık ya da mutsuz ilişki yaşamışlarsa ilişkinizle ilgili verecekleri tepkiler sizin beklediğiniz gibi olmayabilir" diyor Jan Yager " When Friendship Hurts" (Arkadaşlık Acı Vermeye Başladığında) kitabının yazarı. Bu yüzden aşkınızla ilgili detaylarınızı evli kız kardeşinize ya da nişanlı arkadaşınıza anlatmayı tercih edin.

Hiçbir erkek dostunuz olmaya meraklı değildir.

Yakın erkek arkadaşınız ile sevgiliniz arasında büyük bir farklılık vardır. Erkekler genelde gününüzün nasıl geçtiğini ya da kız arkadaşınızla kavganızın sebebini ("O böyle dedi ben böyle dedim" vs.) bilmek istemezler. Erkekler bu tarz konuşmalardan bunalırlar bu yüzden erkek arkadaşınız ilgi beklediğiniz anlarda sizinle ilgilenmek yerine "Yüzüklerin Efendisi'ni seyretmeyi tercih ederim" bakışıyla yüzünüze bakıyorsa üzülmeyin.

Ayrıca unutmamanız gereken bir nokta daha var. Erkek arkadaşınız özel hayatınızla ilgili ne kadar az şey bilirse onun gözünde daha gizemli olursunuz ve size karşı merakı dolayısıyla da ilgisi daha fazla olur.

Bazen sevgiliniz gözünüzdeki önemini yitirebilir. Merak etmeyin kısa sürede başa çıkabilirsiniz.
İlişkinin birkaç ay sonrasında erkek arkadaşınızın gözünüzde canlandırdığınız gibi biri olmadığını anlayabilir bir dönüm noktası yaşayabilirsiniz. Geçmişiyle ilgili bilmediğiniz bir şey öğrenebilir hayal kırıklığı içine girebilirsiniz mesela.

"Problem sevgilinizin gözünüzden düşmüş olması değil sizin sevgilinizin geçmişte yaşadığı ufak detayları bugüne taşıyarak büyütmeniz" diyor "Relationship For Dummies (Aptallar İçin İlişkiler)" kitabının yazarı Kate Watchs. Bu yüzden bazı şeyleri sorun haline getirmeden önce kendinize şu soruyu sorun: "Tamam kusursuz biri değil ama hala aynı insan değil mi?"

Bir erkek arkadaş edinseniz de 16 aşk yaşama hakkına sahipsiniz.
Dünyayı dolaşmış Uzakdoğu yemeklerini seven ve süper seksi bir kalçaya sahip bir erkekle tanıştınız. Tek problem var; o erkek arkadaşınız değil. Sizin tek biriyle beraber olmanız demek aşka kapınızı kapatacağınız anlamına gelmiyor.

"Geleneksel inanışlara göre bir erkek bir kadınla beraber olduğunda o erkek haricinde başka birinden ruhen ya da cinsel olarak etkilenemez. Ancak etrafına bakmak ve merak etmek insanın doğasında var. Bu yüzden biriyle berabersiniz diye duygularınızı yalnız o kişiye yönlendirerek çevrenize gözlerinizi yummaya gerek yok. Etrafınıza bakıyorsunuz diye ilişkinizin kötüye gittiğini düşünmeyin. Ne güzel işte sağlıklı bir fantezi hayatınız var" diyor Gurian. Kim bilir belki de bu zararsız flörtler sevgilinizle olan ilişkinizin de daha ateşli olmasını sağlar.

Tüm dünyada yalnızca bir tek ruh eşiniz olduğuna inanmayın.
Bir ilişki yaşamaya başladığınızda sizin için yalnızca bir tek ruh eşi olduğu düşüncesine inanmak daha kolaydır. Sevdiğiniz kişinin manken gibi fiziği olan yakışıklı zengin ya da iyi bir okuldan mezun işadamı olmadığı ya da eski erkek arkadaşınız kadar iyi olmadığını ama yine de sizin için en uygun kişinin o olduğunu kendinize kabul ettirirsiniz ve karşınıza çıkabilecek diğer fırsatlara karşı kendinizi kapatırsınız.

Problemin başladığı nokta kendinizi ideal ruh eşinizin özellikleri konusunda şartlandırdığınızda başlar. Karşınıza çıkan her erkeğin bu özelliklere sahip olması gerektiğini düşünürsünüz. "Oysa ruh eşleri yumurtadan çıkmaz ya da bir anda önünüze atlamaz. Sizin uyanık olmanız gerekir. İnsanlarla iletişim kurmayı denerseniz bir ilişki geliştirirsiniz ve onun ruh eşiniz olup olmadığını anlarsınız" diye açıklıyor Sniechowski.