İnternette bir yazıya denk geldim dün gece. Şikago'da yaşayan ünlü Türk Genetikçi Hande Özdinler yazmış, "Annemin mitokondrisi bende kaldı”. Daha önce de okumuştum, ama dün tekrar karşıma çıkınca ilk kez görüyormuş gibi bir kere daha hevesle okudum. Çünkü hem bilgi hem duygu içeriyordu. Annesinin ölümünün ardından yazmıştı…

Bir ömür bitip de giden annenin ardından şöyle diyordu: "Bir ömür bitti, annem gitti… Ama annemin mitokondrisi bende kaldı”

Annemiz aslında hep içimizde

Anne yüreği hep hisseder ya hani, belki de bu sebepten işte. Annemiz bizi dünyaya getirirken mitokondrisini miras bırakıyor çünkü. Anne ile kızı arasında mükemmel bir bağ kuruyor sevgili mitokondri.

Sevgiden boğulduğumuzda, yalan söylediğimizde, aşık olduğumuzda, okumayı söktüğümüzde… Nerede hangi duyguyu hissediyorsak, işte annemiz bizi orada da yalnız bırakmıyor ve sessizce her anımıza, her duygumuza ortak oluyor.

O gün sen aslında yanımda olacakmışsın

İnsanın dönüp de ardına baktığında büzülmüş dudaklı suretini görür ya hani. İlla ki sizin de vardır öyle bir anınız. İşte benimki okumayı söktüm diye yakama takılacak bir kırmızı kurdele ile ödüllendirileceğim gündü. Hani şu yanında mavi nazar boncuğu olanından.

Ayıptır söylemesi sınıfta okumayı ilk söken kişi bendim, ama annem o gün yanımda olamayacaktı bir sebepten. Çok kızmıştım çocuk aklımla, kurdeleyi kabul etmedim. Tutturdum annem ne zaman gelirse o zaman takarsınız diye. Kurdele yarışında kaçıncı olmuştum bu durumda hatırlamıyorum şimdi, ama amacıma ulaşmıştım.

Halbuki buna hiç gerek yokmuş. Benim annem zaten mitokondrim ile yanımdaymış…

Kızların enerji kaynağı anneler

"Mitokondri, hücreye enerji veren, canlı olmasının temelini sağlayan organeldir ve babadan değil, anneden gelir”

Anne, çocuğuyla arasındaki ölümsüz bağını, tanımlanamayan o enerjiyi belki de işte böyle kuruyor. O yüzden demek kimse "Anne olmadan anlamıyor”

İşte bu yüzden anneler ölümsüz oluyor…

Aslında bu garip bir paylaşım ve kız çocuğunun içinde çoğalan bir enerji var. Annesinden miras kalan enerjiyi çocuğuna aktarıyorsun, sonra bir gün o da kendi çocuğuna aktaracak. Bu ölümsüzlük duygusunun iksirini içinde bir yerlerde taşımak gibi.

Sonsuzluğa uzanan enerji

Geçmişimiz araştırılırken de işte yine mitokondriden sebep babanın değil, annenin genlerine bakılıyor. Çünkü mitokondri dediğin bir organelden çok fazlası, başlı başına bir kişilik belki.

İşte o yüzden anneler ölümsüz; tabii ki ruhsal olarak. Bir gün fiziksel anlamda herkes gibi onlar da ölecek, ama mitokondrisi ile hep içimizde yaşayacak…

Düşeceğiz kalkmamız için içimizdeki ses olacak. Belki elimizi tutamayacak ama içimizde hayata tutunmamıza sebep enerjiler çoğaltacak. Annemiz belki fiziksel olarak bu dünyadan gidecek ama içimize bıraktığı enerji ile bizi sevdiğini hep hissettirecek…

Ne büyük minnet ne büyük şükür sebebi...

İyi ki…

Damla Karakuş

Kadinvekadin.net özel haberidir.