Kitap okumak elbette güzel bir şey. Ancak olay bazen ileri boyutlara çıkabiliyor. Bibliomani, Türkçede kitap düşkünlüğü anlamına geliyor. Kitap düşkünlüğü, ileri boyutlara vardığında bağımlılık yaratıyor. Aşırıya kaçıldığında "kitap hırsızı" olmak bile mümkün.

1990'lı yıllarda Amerika'da yakalanan Stephen Blumberg, bibliomani rahatsızlığının en ünlü isimlerinden birisi. Çocukluğundan beri biriktirmeyi seven Blumberg, koleksiyonculuğa başlamış. Yıllar geçtikçe bu koleksiyonculuk tutkusu bir saplantı haline gelmiş. Olay o kadar ileri boyutlara gitmiş ki Blumberg, koleksiyon değeri olarak gördüğü şeyleri artık çalmaya başlamış.

Kitaplara karşı ilgili olan Blumberg, kitap koleksiyonunu günbegün büyütmeye başlamış. Bir süre sonra kitap hırsızlığına başlayan Amerikalı, etrafındaki kütüphanelerden ve özel arşivlerden gizlice bazı kitapları çalmaya başlamış. Rahatsızlığının farkında varmış ve uzun yıllar boyunca bazı psikiyatri kliniklerinde tedavi görmüş. Fakat bu tedaviler Blumberg'e pek fayda etmemiş.

Blumberg, 1990 yılının Mart ayında doktoru tarafından ihbar edilmiş ve evinde 11 binden fazla kitap bulunmuş. Daha sonra yapılan araştırmalarda, toplamda 268 farklı yerden 23.600 kitabı ele geçirdiği ortaya çıkmış. Blumberg'in kitap koleksiyonu arasında 15. yüzyılla ait nadir el yazmalarına bile rastlanmış. O dönem gazete haberlerine konu olan Blumberg, toplamda 5.3 milyon dolarlık bir kitap vurgunu yapmış.

Stephen Blumberg çaldığı hiçbir kitabı satmamış ancak 5 yıl hapis cezası ve 200 bin dolar para cezasına çarptırılmış. Kitaplar ise Şikago'daki The Association of College and Research Libraries (Üniversite ve Araştırma Kütüphaneleri Birliği)'de ''Blumberg Koleksiyonu'' adıyla toplanmış.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.