Evcil hayvan denilince akla kedi ve köpek geliyor. Benim de bir kedim var; Latte! Tam bir İngiliz asilzadesi olur kendileri. Gerek onunla kurmaya çalıştığım iletişim sayesinde, gerek okuduklarımdan öğrendiğim kadarıyla söyleyebilirim ki, "miyavca" diye bir dil var.

Bütün hayvanlar özel, ancak kediler "şahsına münhasır” sözcüğünün karşılığı gibi hayvanlar aleminde. Kesinlikle her birinin en az bir insan kadar kendine özgü bir kişiliği olduğunun kanaatindeyim. Bu sebepten onlarla iletişim kurmak için dillerini öğrenmekte fayda var.

Alın kedinizi karşınıza şöyle iki sohbet edin, "miyav” deyin, değil mi ama? Zira hayat konuşmazsak çok sıkıcı…

1 - Ona dik dik bakmayın

Ama o size bakabilir, sıkıntı yok. Ama siz siz olun, bir kediye dik dik bakmayın. Kedi eve gelince artık o evin sahibi o olurmuş. E bizler de onun izniyle o evde yaşayan insancıklar. Hal böyle olunca evin sahibine diklenmek olmaz tabii.

Kediler insanın güler yüzlü olanını seviyor. Ona sabit bir şekilde dik dik baktığımızda kendilerini güvensiz hissettiriyormuş. Bu da gerilmelerine sebep oluyor tabii. Sonra da gelsin patiler, tırmalamalar…

2 - Onu sevin

Elbette kedinizi seviyorsunuz ki onu alıp evinize getirdiniz. Üstüne bir de evin sahibi gibi davranmasına izin verdiniz. Ama bunu hissettirmeniz de gerekiyor. Onunla konuşmanın delilik olduğunu düşünebilirsiniz, ama değil.

Elbette sizin "miyav” deyişiniz onun için bir şey ifade etmiyor. Ama onunla ilgileniyor olmanız, sesinizi duyuruyor olmanız kedinizi çok rahatlatıyor. Hatta aranızda özel bir sözcük seçebilirsiniz. Bu aranızdaki iletişimi güçlendirecek, bir süre sonra kedinizin bulduğunuz sözcüğe davranışsal tepkiler verdiğini göreceksiniz.

Ayrıca onun dilini iyi öğrenin. Her miyavlama "beni sev” demek değildir. Ha sev diyorsa ne ala, mıncıra mıncıra sevin. İnanın buna çok ihtiyaçları var. Ama sizden ne istediğini de anlamaya çalışın. Belki de canı yanıyor ve bunu anlamanızı istiyor.

3 - Kafa tokuşturun

Genelde erkeklerin selamlaşma şekli olarak biliriz bunu. Ancak kediler de bu harekete bayılıyor. Başınızı kedinizin başına doğru götürün ve sizi nasıl sevdiğini seyredin.

Hepimiz kedilerin kendilerini yalamayı sevdiğini biliyoruz. Ancak sadece kendilerini değil ailelerinden birini de yalamayı severler. Eğer onun ailesinden biri olmak istiyorsanız sizi de yalamasına izin vermelisiniz. Parmağınızı uzatın ve gerisini kedinize bırakın. Eğer hiç tereddüt etmeden parmağınızı yalamaya başladıysa, tebrikler kediniz sizi ailesi olarak seçmiş bulunuyor…

Sevgi dolu bol miyavlı günler dilerim…

Damla Karakuş

Kadinvekadin.net özel haberidir.